Fikralar



:) TEMEL VAMPİR
     Bir İngiliz vampir, bir Fransız vampir, bir de Temel vampir
     Uçakta gidiyorlarmış. Bir sure sonra İngiliz vampir aralarından ayrılmış, aşağılara dalmis. Bir sure sonra geri gelmiş ki, ağzı yüzü kan içinde.
     Sormuşlar: - Ne oldu, nereye gittin?
     İngiliz vampir : - şu aşağıdaki beyaz evi gördünüz mü?
     Cevap:- Gördük.
     İngiliz Vampir : - Onun yanındaki duvari gördünüz mü?
     Cevap: - Gördük.
     İngiliz vampir : - Onun yaninda uyuyan küçük çocuğu gördünüz mü?
     Cevap: - Gördük.
     İngiliz vampir : - İşte ben o çocuğun kanını içtim, geldim.

     Yolculuk devam eder. Bir süre sonra Fransız vampir de ayni şekilde ayrılıp aşağılara gider ve geldiginde onun da yüzü gözü kan icindedir.
     Yine sorarlar: - Nereye gittin?
     Fransiz Vampir: - Şu aşağıdaki ağacı gördünüz mü?
     Cevap: - Gördük.
     Fransiz Vampir: - Onun yanındaki küçük kutuyu gördünüz mü?
     Cevap: - Gördük.
     Fransiz Vampir: - O kutuya yaslanmış yatan adamı gördünüz mü?
     Cevap: - Gördük.
     Fransız Vampir : - İşte ben o adamın kanını içtim geldim.

     Yolculuk yine devam eder. Bir sure sonra Temel Vampir ayni şekilde ayrılır ve o da ağzı yüzü kan içinde geri gelir.
     Ona da sorarlar: - Nereye gittin?
     Temel Vampir: - Şu aşağıdaki evi gördünüz mü?
     Cevap: - Gördük.
     Temel Vampir: - Peki onun yanındaki direği gördünüz mü?
     Cevap: - Gördük.
     Temel Vampir: - İşte ben o direği görmedim.........




:) HAVAALANI
     Genç is adami uçaga binmek üzere havaalanina gelir ve bilet kontrolü yapilan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder.
     Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der.
     Adam biletini verir ve ekler; "Biletimden göreceginiz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdigim yesil valizin Londra'ya, mavi olanin da Paris'e gitmesini istiyorum."
     Görevli kiz saskinlikla ; "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün degil".
     Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduguma çok sevindim. Geçen sene yapmistinizda!"




:) KAHVALTI!
     Fransız delikanlı, Paris'in bulvar kahvesinde oturmuş, tipik kahvaltısını yapıyormuş. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyağ, reçel. Yan masaya ağzında cikleti ile tipik bir Amerikalı turist oturmuş. Sohbet başlamiş...
     Amerikalı: o ekmeğin hepsini yiyecek misin?
     Fransız: Tabii..
     Amerikalı: Biz yemeyiz. İçinden biraz alır yeriz. Kalan bir fiçida toplanır. Fabrikaya gider. Kruvasan yapılır. Fransa'ya satılır, demis. Fransiz cevap vermemiş.
     Amerikalı: Reçel de yer misiniz?
     Fransız (öfkeli): Tabii..
     Amerikalı: Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarını, çekirdeklerini, çürümüşlerini bir fıçıda toplar fabrikaya gönderir, reçel yapar, Fransızlar'a satarız.
     Fransız: Peki siz kullandiginiz prezervatifleri seviştikten sonra ne yaparsiniz?
     Amerikalı: Atarız tabi...
     Fransiz: Biz atmayız. Bir fiçida içindekilerle biriktirir, fabrikaya gönderir, ciklet yapar, Amerikaya satarız, demiş....




:) ACEMİ AVCI
     Avcılar aralarına yeni katılan acemi avcıyı sınamak isterler ve ellerinde bulunan; av kuşları ile ilgili kitabı çıkartıp bir sayfa açarlar.Bu sayfada bulunan kuşun gövdesini kapatıp bacaklarını acemi avcıya gösterirler, cevap alamayınca diğer resme geçerler...Ondan da cevap alamazlar ve birkaç resimden sonra alaylı biçimde
     -"Senin iyi bir avcı olman için daha çok çalışman lazım" deyince,acemi olan avcı mahçup ve üzgün olarak aralarından ayrılırken, diğer arkadaşlardan biri
     -"Arkadaşım senin adın neydi?" deyince acemi avcı pantolonunu indirip bacaklarını gösterir..
:) MOTOR
     Dünyanın en ünlü kalp doktoru De Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve De Bakey'e dönerek:
     - "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyorda siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
     Bunun üzerine De Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
     - "BUNLARIN HEPSİNİ MOTOR ÇALIŞIYORKEN YAPMAYI DENESENİZE!!!"
     




:) SUÇLU
     Bir suçlu yurt çapında aranıyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dağıtılmış. İki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nden bir fax gelmiş:
     - Suçlulardan ikisini yakaladık. Üçüncüsünün yakalanması an meselesi
     




:) BALE
     Temel ilk kez baleye gitmiş. Parmaklarının uçlarında dans eden kızlara bakmış, bakmış VE:
     - "Taha uzun poylu kizlaru seçselerdu ya!" demiş...
     




:) ÇILGIN ÇOCUK
     Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah bir sesle:
     - "Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş:
     - "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..."
     




:) ÇOK ÖZEL
     Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:
     - Ula Temel Napiysin ?...
     - Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum Dursun kardeşim...
     - Ula Temel bunun boynuzlari var....
     - Valla ben onin özel hayatina karişmayrum...
     




:) İKİ KERE İKİ
     Lazın oğlu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmiş. Babası durumu görünce sormuş:
     - Ne oldu ?
     - Matematik dersinden zayıf aldım.
     - Niye ?
     - Öğretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim.
     - E oğlum, 2 kere 2 dört eder, hadi bilemedin beş eder. 6 nerden çıktı?
     




:) BUZ TUTAN GÖL
     Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur:
     - Oğlum burada balık yok!
     Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler,
     - Burada balık yok dedim sana...
     Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir:
     - Tanrım, sen misun yoksa?
     Ses yeniden duyulur,
     - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim. 
     

:) BUZDOLABI
     Temel bir gün kahvede otururken arkadaşlarından biri ona:
     - "Ula temel senin hanım seni aldatıyo" demiş.
     Bunu duyan temel hemen eve koşmuş, evi aramış taramış fakat kimseyi bulamayınca sevincinden oracıkta ölmüş. Öbür alemde dolaşırken bir anda arkadaşı Dursun'u karşısında görmüş ve şaşkınlıkla:
     - Ula dursun ben seni daha dün gördüydüm nasıl olduda ölüp buraya geldin.
     - Valla temel hiç sorma donarak öldüm, peki sen nası öldünde buraya geldin.
     - Dün kahvedeydim biri geldi bana senin hanım seni aldatıyo dedi bende hemen eve gittim aradım taradım ama kimseyi bulamayınca orada yığıldım kaldım.
     - Ula buzdolabına baksaydın ikimizde şimdi sağ olacaktık.
     




:) SERT KOVBOY
     Üç kovboy Teksas'ta bir barda masaya oturmuş, kafayı çekiyorlar... Bir sarhoş girmiş içeri. Parmağı ile ortadakini işaret etmiş: - "Senin anan," demiş "Teksas'ın en çılgın seks manyağıdır" demiş..
     Masanın etrafı bir anda boşalmış.. Ama ortadaki adam duymazdan gelmiş, içkisine devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra geri gelmiş. Gene aynı masanın başında dikilmiş..
     - "Senin o fahişe ananı az önce becerdim, harikaydı" demiş. Etraf masalar gene bir anda boşalmış.. Bizimki gene kılını kıpırdatmadan içmeye devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra gene gelmiş..
     - "Senin anan var ya, senin anan" diye başlarken, kovboy nihayet lafını kesmiş:
     - "Evine git de yat.. Gene zurna gibi içmissin, baba!.." 
     
     
:) İSTİKAMET
     Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin:
     - Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi?
     




:) ÜÇ DİL
     Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar. Turist ingilizce, almanca ve fransızca sorar fakat bizim lazlar anlamaz...
     - Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti
     - Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamıyo...
     




:) OTELCİ TEMEL
     Otelci Temel'in kapısını bir gece bir İspanyol asilzedesi çalmış.
     - Odanız var mı?
     - Kimsunuz?
     - Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
     - Haa, pu katar uşağu alacak yerum yok!
     




:) YARATICI AVUKAT
     Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir. Avukat Yargıca hitaben;
     - "Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, muvekkilimin bizzat kendisi değildir. Sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için niye bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz." der...
     Yargıç , gülümseyerek;
     - "Peki o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahküm ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona eşlik edebilir." der...
     Müvekkil gülümser. Avukatın yardımıyla müvekkilin takma kolunu çıkartırlar ve dönüp giderler...
     




:) BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ
     Bir makine mühendisi, bir eLektrik mühendisi ve bir de biLgisayar mühendisi binmisLer bir arabaya gidiyoLar. YoLun yarIsIna geLdikLerinde araba bozuLuyor ve makine mühendisi;
     - "ben haLLederim" deyip yatIyor arabanIn aLtIna, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sIkIyo faLan, biniyorLar arabaya, haLa bozuk. Bu sefer eLektrik mühendisi hemen atLIyo,
     - "Bana bIrakIn" diye... KabLoLarI kontroL ediyo, eLektrik aksamIna bakIyo, biniyoLar arabaya ama tIk yok gene. Makina ve eLektrik mühendisi biLgisayar mühendisine dönüyorLar. sIranIn kendisine geLdigini anLayan biLgisayar mühendisi:
     - "eee.. şey... arabadan çIkIp bi daha girsek?"
     




:) TRAMPLEN
     Lazlar havuzlardan konuşurlarken bir tanesi:
     - Ben geçen gün bir lüks otelin havuzuna gittim ama kovuldum.
     - Niye ?
     - Çünkü havuza işedim.
     - Amaan, herkes işiyor...
     - Ama ben tramplenden işedim...
     




:) MUAYENE
     Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der:
     1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu gitmesini sağlayın
     2- Ögleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
     3- Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın.
     4- Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla birlikte olun. Ve tamamıyla tatmin olduğundan emin olun.
     - "Eger bu dediklerimi harfiyyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak" der doktor.
     Eve geldiklerinde adam karısına sorar,
     - "Ne dedi doktor sana?"
     - "... ölecekmişsin.."
     




:) KAHVALTI
     Küçük temel annesine sorar,
     - Anne hepimiz laz miyuz?
     - Öyle
     - Dedem de laz miydu?
     - Lazidi.
     - Onun babasi?
     - Hepisi lazidi.
     - Öyle te olsa artik sabah kahvaltilarinda hamsi yemek istemeyrum. 
     

:) KAPLUMBAĞA
     Dort kaplumbaga piknige cikmaya karar veriyorlar. Erzaklari hazirlayip yola koyuluyorlar. Bir yil, iki yil, bes, on yil derken 30 yil sonra piknik yerine variyorlar. Hemen erzaklari cikariyorlar, gazozlar, yiyecekler, hersey ortaya cikiyor.
     Gazozlar da sise gazoz. Ve acacak YOK! Tek cozum, birinin eve gidip acacagi alip getirmesi. Dogal olarak en genc kaplumbagayi seciyorlar. Genc eleman:
     - "Giderim, ama bir sartim var." der ve ekler.
     - "Buradaki yiyeceklerin hicbirine ben gelinceye kadar dokunulmayacak." Digerleri de bunu kabul eder. Elemanimiz yola cikar. Aradan bir, iki, on, yirmi yil gecer. Bu arada yasli kaplumbagalardan birisi fenalasir, ölmek uzeredir. Arkadaslari ne yapsa faydasiz. Kaplumbaga'nin son dilegi olup olmadigini sorarlar. O da:
     - "Gerci genc kaplumbagaya soz verdik ama, suradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?" der. Digerleri de kiramaz ve:
     - "Elbette!" diyerek, sarmalardan birini verirler.
     Tam agzina atacagi sirada genc kaplumbaga calilarin arasindan firlar ve:
     - "Gitmiyorum iste, gitmiyorum!"
     




:) TEMEL'IN KAYNANASI
     Temel bi gun kahveye girmis. Ustu basi yirtikmis. N'oldu diye sormuslar.
     Temel: "Kaynanami gomduk."
     Kahvedekiler: "Iyi de bu halin ne?"
     Temel: "Biraz direndi de."
     




:) BİR CİNAYET DAVASI
     Mahkemede bir cinayet davasi goruluyordu. Adamin katil oldugu hemen hemen kesindi, bunu goren davali avukatinin aklina bir seytanlik geldi.
     "Bayanlar baylar... hepinize bir surprizim var" diyerek saatine bakti...
     "Tam bir dakika sonra, muvekkilim tarafindan olduruldugu iddia edilen kisi bu mahkeme salonundan iceri girecek..."
     Bunun uzerine hakim, seyirciler, butun kafalar mahkeme salonunun kapisina dondu... 1 dakika gecti... Hicbirsey olmadi... Bunun ardindan avukat:
     "Bakin..." dedi.." Ortaya bu iddiayi attim ve hepiniz heyecan icinde kapiya bakip 1 dakika boyunca beklediniz. Bu gosteriyor ki gercekten ortada bir olu olduguna ve dolayisiyla muvekkilimin katil olduguna sizler tamamiyle inanmis degilsiniz..."
     Bu sozun ardindan hakim kararini acikladi ve adami suclu buldu...
     Avukat şok içinde:
     "Ama nasıl olur? Az onceki gosteriden hepiniz etkilendiniz... Hepinizin
     kapiya baktigini gordum!"
     Hakim:
     "Evet dogru... hepimiz baktik" dedi... "Ama muvekkiliniz bakmamisti!"
     




:) ŞANS
     Laz kola otomatiğine gitmiş, para atıp düğmeye basmış ve kolasını almış. Bir para daha atmış, yine düğmeye basmış ve yine kolasını almış. Bunun üzerine heyecanla arkadaşlarının yanına gitmiş ve :
     - Çabuk bütün bozuk paralarınızı verin, bugün şansım çok iyi!
     




:) HEYKELLER
     Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, bir gun bir melek cennetten gelene kadar...
     "Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz yapabileceksiniz!" demis.
     Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis, birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra hizla parktaki caliliklarin arkasina kosmuslar. Kisa bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler, kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis. Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin de yuzunde genis bir tebessum varmis.
     "Onbes dakikaniz daha var!" demis melek, gozlerini anlamli anlamli kirparak... Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis ve erkek heykele donmus:
     "Harika! Ama bu sefer guvercini sen tut, ben siccam kafasina !..."
     




:) PARMAK
     Lazların atölyesinde bir iş kazası olmuş ve bir Lazın parmağı kopmuş. Lazlar hemen ilk yardım yaparak kopan parmağı bir buz torbası içinde hastaneye yetiştirmişler. Koşarak cerraha parmağı vermişler. Parmağı alan cerrah :
     - Güzel, parmağa birşey olmamış. Hasta nerde?
     - Ne hastası? Onu da mı getirmemiz gerekiyordu?
     




:) 10 ZENCİ
     Koleler ciftlikten kacarken sihirli lamba bulmuslar ve cini lambadan cikarmislar. Cin 10 zenciye sormus: Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkInIz var.
     1. zenci 'beyaz olmak istiyorum' demis, olmus.
     10. zenci tebessum etmeye baslamIs.
     2. zenci de beyaz olmak istedigini soylemis, olmus.
     10. zenci sIrItmaya devam etmi?.
     3. zenci de beyaz olmus diledigi dilegiyle...
     10. zenci kIkIrdamaya baslamIs.
     4. zencinin de istegi aynI... 10. zenci gulmeye devam...
     5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yonunde istegini kullanmIs. sIra 10. zenciye gelmis ama adam yerlerde... Gulmekten geberiyor. Cin istegini sormus... Adam nefes almaya fIrsat buldugu bi ara istegini garip bir bogurtu ile belirtmis:
     "HEPSİNİ ZENCİ YAP!".
     




:) GÜZEL DUL
     Temel'e hani sen güzel bir dulla evlenecektin, ne oldu diye sormuslar.
     Kocasinun ölmesinu pekleyrum , demiş.
     




:) HERKESİ TANIYAN KADIN
     Bir mahkeme saLonu düsünün... Bir davada tanIkLIk etmesi için kürsüye yasLI bir teyzeyi çagIrIrLar.. KadIn yerine oturur ve davaLInIn avukatI kadIna yakLasIr...
     - "Bayan Jones.. Beni tanIyor musunuz?" YasLI teyze cevap verir:
     - "Ah evet Bay WiLLiams sizi çocukLugunuzdan beri tanIyorum.. siz taa o zamanLar biLe aiLeniz için tam bir bas beLasIydInIz.. sürekLi yaLan söyLüyorsunuz, karInIzI komsunuzLa aLdatIyorsunuz, en yakInIm dediginiz insanLarIn arkasIndan konusuyorsunuz, 2 doLar fazLa kazanmak için herkesi satarsInIz..."
     DavaLInIn avukatI basta oLmak üzere bütün saLon sok oLur.. Adam ne yapacagInI biLemez bir haLde kadIna tekrar sorar:
     - "Peki Bayan WiLLiams, ya karşI tarafIn avukatInI tanIyor musunuz?" KadIn yine cevapLar:
     - "ELbette tanIyorum.. çocukLugunda ona dadiLik yapmIstIm.. TembeL, ödLek ve aLkoLik adamIn tekidir.. etrafInda bir tek dostu yoktur ve herkes onun haLa geceLeri aLtIna kaçIrdIgInI söyLüyor.."
     Yine herkes sokta.. bütün saLonu bir gürüLtü kapLar.. hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafIn avukatInI da kürsüye çagIrIr.. Ve ikisine de egiLmeLerini söyLerek kuLakLarIna sunu fIsILdar...
     - "Eger bu kadIna beni tanIyIp tanImadIgInI sorarsanIz ikinizi de harcarIm.
     




:) ŞARAP
     Temel çok para kazanmis. Ailece en lüks lokantaya gitmisler. En pahali sarabi seçip ismarlamis. Garson :
     - Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca,
     - Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.
     
:) PİYANİST
     Piyanist büyük konser için Viyana'dadır. Çok güzel bir konser sonrası soyunma odasına giderken yolda bir adam çiçeklerle yanına gelir ve :
     - Bravo hemşerim Karadeniz seninle gurur duyuyor.
     Piyanist bunun üzerine çok şaşırır ve sorar :
     - Sen nereden bildim benim Karadenizli olduğumu ?
     - Valla genelde piyanonun başına oturan piyanist, taburesini piyanoya doğru çeker. Sen piyanoyu kendine doğru çekince anladım.
     




:) ÇİM BİÇME MAKİNESİ
     Supermarkete bir eleman aranmaktadır. Elemanın süper tezgahtarlık bilgisine sahip olması on koşuldan biridir. Bunun için her gelen adaya bir de uygulama yaptırılarak performansına bakılmaktadır. Bir gün içeri bir aday daha girer ve işe talip olduğunu söyler. Bunun üzerine oradaki deneyimli tezgahtarlardan biri gelerek sınamak için,
     - "Evlat şimdi beni iyi izle" der. İlk gelen müsteri "Bir paket çim tohumu istiyorum" der. Bunun üzerine tezgahtar yeşil, sarı, uzun, kısa, çabukbüyüyen, kalın, ince bir sürü çesit çim tohumunu ballandıra ballandır anlatır ve adam sonunda "Bana yeşil ve ince olanından bir paket lütfen" der ve tam parayı ödeyip çikacak bizim kurt tezgahtar,
     - "Beyefendi bir dakika. Size bir de çim biçme makinesi verelim" diyerek söze girer ve onlarca çesit çim biçme makinesini avantajlarını, ödeme kolaylıklarını, bir daha böyle bir fırsat bulamayacağını adama gene ballandıra ballandıra anlatır ve sonunda adam çim biçme makinesini de alarak mağazadan ayrılır. Bizim kurt "Hadi evlat bi de seni görelim" der ve evlat tezgaha geçer.
     Yeni gelen bay müşteri bizim adaydan orkid ister. Bunun uzerine eleman bayağı ateşli bir şekilde orkid çesitlerini, renklerini, kalınlıklarını vs. vs. bizim kurt tezgahtardan hiçte aşağı kalmayacak biçimde anlatır. Müşteri en sonunda bilmemne renkte orkidden bir düzine kadar alır. Parayı ödeyip çikacakken bizim aday,
     - "Beyefendi size bir de çim biçme makinesi satalım" der. Adam,
     - "Hoppalaaa, niye ki?" diye sorunca bizimki,
     - "Beyefendi hafta sonu bi iş yapamiyacaksiniz, bari çimleri biçin !"
     




:) MÜESSESE
     Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis. Tartinin üzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sıkılmış, etegini çikarinca temel atilmis, parayi atmis,
     - Tevam edin puntan sonrasi müesseseden.
     




:) İNEK ÇİFTLİĞİ
     Laz bir inek çiftliği satın alır ve inekleriyle birlikte bir fotoğraf çektirerek ailesine yollar. Aile heyecanla zarfı açarlar ve fotoğrafı görürler. Fotoğrafın altında ise şu yazmaktadır :
     - Okla işaretli olan benim.
     




:) İŞ İLANI
     Laz gazetedeki iş ilanı üzerine gelmiş ve sırası gelince görüşmeye girmiş. İş ilanında üniversite mezunu, iyi fransızca konuşan, pazarlama konusunda tecrübeli bir yönetici arandığı yazıyormuş.
     - Hoşgeldiniz, hemen başlayalım. Hangi üniversite mezunusunuz?
     - Üniversite mezunu değilim.
     - Öyle mi? O zaman yabancı dilinize güveniyor olmalısınız.
     - Yabancı dil bilmem.
     - Demek bilmiyorsunuz. O zaman tecrübenize güvenerek geldiniz.
     - Pazarlama konusundan anlamam.
     - O zaman niye geldiniz canım kardeşim ?
     - Bu işte bana güvenmeyin. Onu demeye geldim.
     




:) BİR TANE DAHA
     Laz sahilde yürürken bir şişe bulur. Merak edip mantarını çıkarınca birden içinden bir cin çıkar ve :
     - Beni kurtardın. Üç dilek hakkın var.
     - Cebimde param hiç bitmesin.
     Cin parmağını şıklatır. Laz elini cebine atar, para doludur. Bütün parayı çıkarıp tekrar sokar, yine para doludur. Laz ikinci isteğini düşünür :
     - Bir şişe rakım olsun ama hiç bitmesin
     Cin parmağını şıklatır ve Laz'ın önünde bir şişe rakı belirir. Laz şişeyi açar ve yere döker ama şişeyi doğrultur doğrultmaz yine dolmuştur. Bir daha döker ve şişe yine dolar. Bunun üzerine:
     - Bu şişeyi çok sevdim. Bir tane daha istiyorum.
     




:) KEDİ
     Adam iş için kasabaya giderken bakmış derenin kenarında Laz komşusu bir kedi yıkıyor. Adam Laza :
     - Bak o kediyi yıkıyorsun ama sonra hayvanı öldürürsün.
     - Birşey olmaz merak etme.
     Adam bunun üzerine kasabaya devam etmiş. Birkaç saat sonra dönüş yolunda bakmış ki Laz komşusu toprağa birşeyler gömüyor. Adam dayanamamış ve :
     - Demiştim ben. Yıkaya yıkaya öldürdün hayvancağızı değil mi ?
     - Hayır hayır yıkarken değil, sıkarken öldü.
     




:) TELAFFUZ
     Belediyeye soför alinacakmis, hiç karadenizli almamislar. Sebebi sorulunca: Bizim otobüsler kalabalik olur , "sıkışın" diye bagirmak gerekir. Dogru
     söyleyebilen bir karadenizli bulamadik.
     




:) SİGARA
     Laz her balık dönüşünde paçaları ıslak vaziyette kayıktan iniyormuş. Bir gün arkadaşları sormuş paçalarını, o da:
     - Valla oltayı atıp balığı beklerken sıkılıyorum ve bir sigara yakıyorum. Sigaram bitince de sigarayı denize atıyorum, ondan sonrada ayağımla söndürüyorum.
     




:) KAYIK
     Balığa çıkacak olan Lazlar konuşuyorlarmış :
     - Dün balık avladığımız yeri işaretledin mi?
     - Evet kayığa işaret koydum
     - Aptal! Ya bugün başka kayıkla balığa çıkarsak?!
     
:) ANNECİĞİM EVLENİYORUM
     Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
     "Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?"
     Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
     Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar.
     Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
     Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
     Genç, annesine dönerek; "Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?"
     Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl saçlı olanla evleneceksin"
     Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet"
     "İçlerinden bir tek onu sevmedim"
     




:) BİLETİ OLAN VAR MI?
     Mecidiyekoy-I.U Avcilar kampusu otobusune ara duraklarda yasli bir Teyze bindi. Yasli teyze:
     -Evladim biletim yok bir sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim.
     Sofor:
     -Tamam ama once iceriye bir sorun.
     Teyze arkasini doner ve arkaya dogru yuksek sesle:
     -Pardon acaba bundan sonraki durakta inip bilet alabilirmiyim?
     




:) HOMOSEKSUEL
     Temel'e sormuslar, "bir homoseksuelin aklini nasil karistirirsin?"
     Temel uzun sure dusundukten sonra "58 rakami ile" demis.
     "O da ne demek hicbirsey anlamadik" denildigi zaman
     "Bak nasil akliniz karisti sizi homolar sizi"
     




:) ADVANCED ENGLISH
     Chicken translation: Pilic cevirme
     Leave the door december: Kapiyi aralik birak
     Where is this waiter who I put?: Nerede bu kodumun garsonu?
     Clean family girl: Temiz aile kizi.
     Your hand is on the job your eye is on playing: Elin iste gozun oynasta
     Sensitive meat ball: icli kofte.
     Urinate quickly, satan mixes: Acele ise seytan karisir
     There is no saturation to her observations: Onun gozlemelerine doyum olmaz
     Man doesn't become from you: Senden adam olmaz
     Enter the desk: Siraya gir
     Look my ram, I'm an Anatolian child, if I put, you sit.: Bak kocum ben Anadolu cocuguyum bir koyarsam oturursun
     Aeroplane out of the fart, say hi to that sweetheart: Osuruktanteyyare, selam söyle o yare
     Master !! do something burning-turning in the middle: Usta !! Ortaya yanardoner bisi yapsana
     Exploded egypt has escaped to my bosphorus: Bogazima patlamis mısır kacti
     In every job there is a no: Her iste bir hayir vardir
     She is such a mother's eye girl: Cok anasinin gozu bir kiz
     Don't die my donkey, don't die: Olme esegim olme
     Don't make me number: Bana numara yapma
     I will sew fig tree to your January! : Ocagina incir agaci dikecegim.
     




:) HERKESİ UYGUN BİR İŞ VARDIR
     Adamin biri is ariyormus. Calismak istedigi firma ile gorusmeye girmis. Sorular... sinavlar... adam berbat,hic bir iste calismasi mumkun degil. Ama torpili yuzunden bir oneri getirmeleri de sart!!!
     "Marketing dusunur musunuz?" diye sormuslar.
     "Nee?!!" demis adam, "daha iyi birsey yok mu?!"
     "Peki, satis sorumlusu olur musunuz?"
     "Olmaz" demis, "daha nitelikli birsey isterim."
     "Finans isleriyle ilgilenseniz?"
     "Yok daha neler, hayatta yapmam; daha iyi birsey, daha iyi birsey!!!" diye sizlanmis bu sefer.
     "Peki o zaman" demisler. "size icinde hem seyahat hem seks olan bir sey onerelim."
     "Hah!"diye bagirmis adam "aynen boyle birsey ariyorum. Nedir o?"
     "Siktir git."
     




:) SEN BENİ NE SANDIN?
     Adamin biri cok lüks bir restorana girmiş.... yemegini ismarlamiş gelmesini beklerken bi bakmiş yan masada sarişin, iri goguslu uzun bacakli bi fistik......
     Bir sure agzi 5 kariş acik vaziyette baktiktan sonra dayanamamiş garsonu cagirmiş:
     "Yan masadaki şu nefis yaratigi goruyo musun..... ona en pahali şarabinizdan ismarlamak istiyorum"
     Boylece garson restorandaki en pahali şaraptan 1 şişeyi bizim fistiga goturmuş.... kadin bi şişeye bakmiş bi adama bakmiş ve cantasindan bi kagit cikarip bişiler yazmiş, adama goturmesi icin garsona vermiş....
     Garson kagidi adama vermiş adam bi bakmiş ki şoyle yaziyor:
     "Bayim, eger garajinizda son model bir BMW, banka hesabinizda 10 milyon ve bacaklarinizin arasinda da 20 cm.lik bişeyiniz varsa gonderdiginiz şişeyi zevkle kabul ederim....."
     Adam bunlari okuduktan sonra bi an durmuş, o da bi kagit cikarip bişiler karalamiş ve garsona vermiş "bayana gotur bunu" demiş...... garson notu goturmuş sarişin afet kagidi acmiş ve aynen şoyle yaziyor:
     "Sadece bilmeni istedim benim garajimda bir Ferrari Testarosa, bir BMW 850iL ve bir de Mercedes 560SEL var, banka hesabimda ise tam 30 milyon dolar......... ama senin gibi muhteşem bi kadin icin bile 3 cm. kestirmeye hic niyetim yok onun icin ŞİŞEYİ GERİ GÖNDER...."
     




:) HADİ BİRLİKTE ARAYALIM
     İki adam Akmerkez'de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış.
     Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar. Ne oluyor birader demeye kalmamış,birisi: Kardeş kusura bakma karımı kaybettim de onu arıyorum demiş.
     Diğeri sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum demiş.
     Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki: Arkadaşım madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım. Eğer rastlarsak saat 12 'de Mac Donalds 'ın önüne gitmesini söyleriz demiş. Diğeri tamam demiş ve başlamış karısını tarif etmeye:
     - Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor demiş.
     Ve diğer adama "Senin karın nasıl biri ?" diye sormuş. Diğer adam:
     - S....et benimkini seninkini arıyalım...
     




:) SINEK
     Dokuz yasindaki oglan cocugu elinde sineklik, gozunu pencere camina konmus ciftlesmekte olan sineklere dikmis..
     - "Anneee!!" diye bagirmis.. "Sineklerin erkegi olur mu?"
     Anne bu masum sorudan kuskulanmadigi icin "Olur yavrum.." cevabini verince, oglan sorusunu ikilemis:
     - "Peki sinegin disisi olur mu?"
     Kadin o zaman sorularin cetrefilli bir yere gidecegini sezip, yan cizmis:
     - "Olmaz evladim.."
     Oglan aradigi cevaplari alinca elindeki sinekligi hirsla sineklerin uzerine yapıstırmıs|
     "Homolar!"
     




:) AMERİKALILARA UYARILAR
     Bunlar, cesitli urunlerin uzerindeki kullanma talimatlarindan alinmis cumleler ve espri olsun diye degil, ciddi ciddi yazilmis.
     Saç kurutma makinesinin uzerindeki talimat: "Uyurken kullanmayin"..
     Kizarmis patates torbasinin üzerinde: "Kazanan siz olabilirsiniz.. Üstelik, satin almaniz da sart degil..
     Ayrintili bilgi torbanin içinde".. Dial sabunlarinin kutusunda:
      "Kullanim sekli: Normal sabun gibi"..
     DonmuŞ yemek kutusunda:
     "Öneri: Buzunu çözün"..
     Otellerde verilen dus basliginin kutusunda "Icine bir tek baş sığar."
     Marks/ Spencer'e ait bir puding kutusunda:
     "Atesin üzerine koyarsaniz isinir."
     Bir uyku ilacinin uzerinde..
     "Uyuklamaya sebep olabilir."
     Roventa ütü kutusunda:
     "Giysilerinizi uzerinizde utulemeyin"..
     Ingiltere'nin unlu eczane zinciri Boots'un cocuklar icin hazirladigi oksuruk surubu kutusunda:
     "Icince Araba kullanmayin"..
     Çin mali Noel agaci ışıklı süslemelerinde:
     "Sadece iceride ve disarida kullanilabilir"..
     Japon mali mutfak robotunun uzerinde:
     "Baska amacla kullanilmaz."
     Findik paketinin uzerinde:
     "Dikkat: Icinde findik var."
     American Airlines Sirketi'ne ait fistik paketinin uzerinde:
     "Talimat: Paketi acin, fistiklari yiyin.."
     Bir elektrikli testerenin üzerinde:
     "Çalışırken elinizle durdurmaya tesebbüs etmeyin
     




:) ALDATIYORSAM SEBEBİ VAR
     Alışveristen sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genc ve guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer. Ortalığı dagıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
     "..Şöyle aciklayabilirim..." der..
     "Eve donerken bu zavalli kizi gordum. Cok yorulmustu. Onu arabama aldım.
     Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttugun rostoyu pisirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artik giymedigin ayakkabılarından bir cift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana dogum gününde aldıgım fakat rengini begenmedigin icin hic giymedigin suveteri ona verdim. Kizin pantolonu parca parca olmustu, artık senin kalçalarının sıgğmadıgı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak uzereyken bana "Karınızın artık kullanmadıgı baska birsey var mi bu evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..'
:) MAÇ VAR KALECİ KİM?
     İki yaşlı dost 70'li yaşlarına gelmiş iki adam, bir ömür boyu birbirlerinin en iyi dostu olmuşlardı...
     Derken birgün bir tanesi ağır hasta oldu.. Ölüm döşeğindeyken yanında yine en iyi dostu vardı ve ona fısıldadı.
     "Bana bir iyilik yap olur mu... Cennete gittikten sonra orda futbol oynanıyorsa lütfen bir şekilde bana haber ver.."
     Öteki "Tamam..."dedi.. "Bütün hayatım boyunca en iyi dostum sendin, bunu senin için yapıcam.."
     Ve birkaç dakika sonra da adam öldü....
     Bir hafta sonra adam uyurken birden arkadaşının sesini duydu "Dostum..... sana bir iyi bir de kötü haberim var..."
     Öteki hemen sordu.
     "İyi haber nedir?"
     "Cennette futbol oynanıyor....."
     "BU HARİKA...!!! )) Peki kötü haber nedir???"
     "Yarınki maçta kalede sen varsın..." ))))))))
     




:) YANINA NE ALIRDIN?
     Üç mahkum cezaevi yolundadır. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin yanlarında tek bir eşya getirmelerine izin verilmistir. Otobuste, biri digerine doner ve sorar:
     Eeee sen ne getirdin ?
     Diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her şeyi boyayabilecegini soyler.
     Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim.
     Ucuncu mahkuma merakla sorarlar:
     Sen ne getirdin ?
     Adı Temel olan üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek :
     Bu orkidleri getirdim. der.
     Diger iki mahkumun kafasi karışır.
     Merakla sorarlar :
     Bunlarla ne yapabilirsin ki ?
     Temel sırıtır ve elindeki kutuyu göstererek,
     Kutuda yazdığına göre, bunlarla Ata binebilir, Yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmişim.
     




:) BUNLARI DUNYADA BIR TEK TURKLER YAPIYOR
     - "Nerelisin?" sorusuna cevap aldiktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak.
     - Amca, hala, dayi, teyze, görümce, kayinço, eniste, elti, bacanak, kaynana, kayinpeder, baldız, yenge, amcaoglu, halaoglu, dayıoğlu, vb. gibi akrabalik terimleri.
     - Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak.
     - Dügünlerde, eglencelerde, toplantilarda, vb. içip içip olay çıkartmak.
     - Yabancı dil ögrenirken önce küfürleri ögrenmek, yabancılara Türkçe ögretirken önce küfürleri ögretmek.
     - Yolculuk esnasinda yanındakine "Yolculuk nere hemserim?" diye sorarak muhabbete baslamak.
     - Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" öpüp, "kestane kebap, acele cevap" beklemek.
     - Kendini tanıttıktan sonra digğr yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek.
     - Japonları kastederek "Adamlar yapmıs abi!" demek.
     - Ortaokul ve lisedeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye baslamak.
     - "Bizim askerdeyken bir çavus vardı..." diye baslayan askerlik anılari.
     - "Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek.
     - Telefonu açan kisiye kendini tanıtmadan "Orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak.
     - Neredeyse herkese, herseye takma isim bulmak.
     - Misafir gelince hemen çay suyu koymak.
     - "Senin paran burda gecmez!" deyip karsıdakinin eline sarılmak.
     - Dügün, lokanta, vb. gibi yerlerde masaları birlestirerek oturmak.
     - Dügünlerdeki takı merasimleri.
     - Otobüs, uçak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak oldugu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konusmak.
     - Yüzsüzce rüsvet istedikten sonra abartıp "Helal et!" demek.
     - Daha neleeer neler....
     - Biz, bizi tanıyormuyuz ?
     




:) SHERLOCK HOLMES
     Sherlock Holmes ile Dr. Watson kampa giderler. Güzel bir yemek yiyip bir sise de sarabi devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra Holmes uyanir ve arkadasini dürtükler.
     "Watson, yukariya bak ve bana ne gördügünü söyle".
     Watson cevap verir:
     "Milyonlarca yildiz görüyorum."
     Holmes sorar:
     "Bu sana neyi gösteriyor?"
     Watson bir an düsünür ve yanitlar:
     " Astronomik olarak milyonlarca galaksinin ve dolayisiyla milyarlarca gezegenin varligini görüyorum. Yildizlarin konumuna bakarak saatin 3'üçeyrek geçtigini çikariyorum. Teolojik olarak tanrinin kudretini ve kendi acizligimizi görüyorum. Meteorolojik açidan da bugün havanin çok güzel olacagini tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor?"
     Holmes arkadasini sabirla dinlemistir ama artik dayanamaz:
     "Ulan hiyar, çadirimizi araklamislar!"
     




:) TOYOTA KRİKO
     Japon"un biri Rize"de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmus:
     - Var mi aranizda delikanli, varsa ciksin disari!
     Tahmin edeceginiz uzere Temel kapiya dogru yurumus.
     - Cikiyorum ulan, gorelim bakalim erkekligini!
     Birkac dakika sonra Temel agzi burnu dagilmis kahveye geri donmus.
     Pesinden de Japon kasilarak iceri girmis. Temel'i gosterek soylenmis:
     - Ona ejderin kuyruk sallamasiyla vurdum..
     Ertesi gun Japon yine gelmis. Yine meydan okuma. Yine Temel'den rest.
     Ve birkac dakika sonra kapida yine agzi burnu dagilmis bir Temel!
     Ve pesinden kasilarak yaptigi oyunu aciklayan Japon:
     - Ona ejderin yakasusi teknigiyle vurdum Ertesi gun yine ayni hikaye:
     dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmis Temel ve hergun degisik bir stil kullanan Japon:
     - ona ejderin kimanto teknigiyle vurdum Ve bir sonraki gun Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus.
     Japonun restini goren yine Temel olmus. Birkac dakika sonra herkes surati dagilmis bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafi kanlar icinde kapida belirmis!
     Temel de hemen arkasindan gelmis, Japon"u gosterek gulumsemis:
     - Ona Toyota'nin krikosuyla vurdum...
     




:) UCAK
     Amerikalilar yeni bir ucak gelistirmisler. Ve bu ucagi denemek icin Arabistan'a gotururler. Bir arap pilotunu ucaga bindirirler ve ucak havalanir. Arap pilotu ucagi kullanirken 4 motordan biri patlar.
     Gostergelerde "Don't panic.This is American technology" yazisi gorulur.
     Pilot rahatlar. Daha sonra bir motor daha patlar ve gostergede ayni yazi gorulur. Biraz sonra iki motor ayni anda patlar ve hic motor kalmayinca arap pilot panikler. Tam bu esnada gostergelerde "Don't panic. This is American technology" yazisi gorulur ve ucak kendi kendine rahat bir sekilde yere iner.
     Araplar sasirir ve kendileride boyle bir ucak yapmaya karar verirler. Yaptiklari ucagi Amerikalilara denetmek icin bir
     Amerikan pilotunu ucaga bindirirler. Ucak kalktiktan birkac dakika sonra bir motor patlar.
     Gostergelerde "Don't panic.This is Arabic technology" yazisi gorulur. Birkac dakika sonra 2. Motorun patlamasiyla ayni yazi gostergede gorununce pilot "Ulan bizim ucagin aynisini taklit etmisler. Ne taklitci adam yav bunlar" dedikten sonra kalan 2 motorda patlayinca ucagin kendiliginden yere inecegini dusunen pilot gostergede su yaziyi gorur.
     "Don't panic.This is Arabic technology. Please repeat after me; Eshedu enla ilahe İllallah, ve eshedu..." 
     




:) BU BİR
     Cocuk dedesine sormus:
     - Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz?
     - 40 yildir evlat.demis dede.
     - Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir?
     - Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim.
     Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum.
     Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz
     




:) SİGARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR
     Temel savasta büyük çatismanin hemen ardindan gecenin sessizliginde bir sigara yakar. Arkadasi bagirir,
     - Ne yapiyorsun bu çok tehlikeli !..
     Temel sakin,
     - Merak etme içime çekmeyrum.
     




:) KÜPE
     Adamin biri ofiste bir bakmis yan masadaki calisma arkadasi'nin (erkek) tek kulaginda kupe var... Adam bir anlam verememis cunku arkadasi aslinda cok tutucu ve silik bir tipmis.. o yuzden de dayanamayip sormus:
     "Hey Joe.. kupelere ilgin oldugunu bilmiyordum..???"
     "Aaaa abarticak bisey yok, sadece bir kupe iste..."
     "Sanirim ben yeni farkediyorum.. ne zamandir takiyosun o kupeyi??"
     "Karim onu yatagimizin icinde buldugundan beri"
     


 

Reklam
 
 
İŞ FIRSATI İÇİN BURAYA TIKLAYIN
 
İŞ FIRSATI İÇİN BURAYA TIKLAYIN
 
Bugün 4 ziyaretçi (91 klik) Buradaydı..!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

//-->

tr.gg ufofunclub, ,Kahve Falı,Excel Dosyalarını JPEG'e Çevirin,Google Chrome 2'yi, Deneyin,TL Geri Dönüyor,Haber kod,AksiyonOyunları,Zeka Oyunları,Komik Oyunlar,Belgesel Videoları,SporVideoları,Masaüstü Resimleri,Bebek Resimleri,İnternete indirim geliyor,Windows 7'yi Tek Tıkla İndirin,sayfa düzeni,Online Multimedia,Iceblue Tasarim,CSS Tasarım,Süper Sloganlar,Dünya Rekorları,Padişahlarımız,Hayattan Anlar,Program İndir,99 Dilde Aşk,İl İl Türkiye,İlginç Bilgiler,Hava Durumu,Şaşı-Bak-Şaşır,Rüya Tabirleri,100 Temel Eser,Tarihte Bugün,Google Earth,Photoshop Dersleri